Eyl
14th

Erkek Adamda Depresyona Girer

Ekleyen: admin

Toplumdaki genel bir yargıdır, erkek adam psikiyatriste mi gider! ‘Ben deli değilim ki’ diyerek tedavi görmeyi reddeden erkekler hasta olduklarının farkında mı değil, yoksa onurlarına yediremedikleri için mi psikiyatristten kaçıyor?Neredeyse son bir yıldır ruh dünyasındaki değişimin farkındaydı. Sürekli mutsuzdu. Eve gelir gelmez yemek yiyor, sonra da oturduğu koltukta uyuyup kalıyordu. İlgisizlikten çocuklar da nasiplenmişti haliyle. En son ne zaman başlarını okşamış, şefkat göstermişti onlara? Şöyle birkaç saniye düşündü, hatırlayamadı. Evin günlük işlerini de umursamaz olmuştu. Faturaları yatırabilmesi için eşinin en az üç-dört kere kendisini ikaz etmesi gerekiyor, market alışverişlerini de eskisi gibi önemsemiyordu. Farkındaydı depresyonda olduğunun. Hayata dair umutları da tükenme noktasına gelmişti. Eşi, uzun süredir, bir psikiyatriste gitmesi için adeta yalvarıyordu lakin bir kulağından giriyor, diğerinden çıkıyordu söylenenler. Dahası, iyi niyetli tavsiyeleri de yanlış anlıyor, anında sinirleniyordu. Dilinden düşürmediği tek bir cümle vardı: “Erkek adam da ruh hastası mı olur, psikiyatriste mi gider!” Acı olan taraf, artık eşine ve çocuklarına da şiddet uygulamaya başlamasıydı. Evdeki en ufak tartışma büyüyor, sonunda kavga kaçınılmaz hale geliyordu. Bir süre sonra eşi de depresyona girdi. Vakit kaybetmeden bir psikiyatristin yolunu tutup, yaşadıklarını bir bir anlattı. Psikiyatrist için şaşırtıcı bir durum değildi. Depresyona giren evin reisi, eşinin de psikolojisini bozmuş, tedavi olmayı reddettiği için de tüm aile bireyleri bu durumdan kendi paylarına düşeni almıştı. Aile büyükleri araya girmiş, psikiyatriste gitmeye ikna olmuştu. Geç de olsa gerçeklerle yüzleşebildi. Doktor, ağır bir depresyonda olduğunu söyledi ve bir reçete dolusu ilaç yazdı…

 

BIRI KOCAMI PSIKIYATRISTE GÖTÜRSÜN!

 

Araştırmalar, son yıllarda psikiyatristlerin kapısını çalan kadınların en çok kocalarının ilgisizliğinden ve aldatılmaktan şikâyetçi olduklarını gösteriyor. Depresyona giren kadın, soluğu psikiyatristin odasında alıyor. Peki ya erkekler tedavi olmayı niçin kabul etmiyor, “Ben deli değilim ki” diyerek psikiyatriste gitmemek için ayak diretiyor? Acaba birçoğu hasta olduklarının farkında mı, değil? Yoksa erkeklik onurlarına yediremedikleri için mi psikiyatristten kaçıyorlar? Tüm bu sorulara cevap aramak için psikiyatristlerle görüştük. Başakşehir Devlet Hastanesi’nde görev yapan Uzman Psikiyatr Ali Görkem Gençer ve uzun süre Amerika’da yaşadıktan sonra Türkiye’ye dönerek Osmanbey’e klinik açan psikiyatrist Prof. Dr. Kemal Arıkan, erkeklerin neden psikiyatriste gitmekten imtina ettiklerinin cevabını şöyle açıklıyor:

 

DELI DAMGASI YEMEKTEN KORKUYORLAR

 

Erkeklerin psikiyatrist ve psikologlarla barışık olmaması aslında pek çok önemli sorunu da beraberinde getiriyor. Şiddete maruz kalan kadın, tedavi olmak için girişimlerde bulunuyor ancak erkek, psikiyatriste gitmediği için evdeki kısır döngü devam ediyor. Böyle bir ortamda kadının iyileşmesi de mümkün olmuyor haliyle. Bu durum, direkt olarak kadına şiddet vakalarını artırıyor, dahası cinayetlere neden oluyor. Psikiyatr Gençer’in kapısını her gün yüze yakın hasta çalıyor. Hastaların büyük bir kısmını kadınlar oluşturuyor. Gençer’in anlattıkları bir hayli üzücü: “Muhafazakâr kadınların önemli bir kısmı, ‘Kocam bana kaba davranıyor.’ diyor. Bazıları da eşlerini göz göre göre kendilerini aldattığını söylüyor. Bu durumu hanımlarından da gizlemiyorlar. Modern bir hayat tarzını benimseyen erkekler eşlerini aldatırken bunu daha fazla gizleme eğilimi içinde.” Tedavi gören kadınların hemen hepsi de aynı dertten muzdarip: Kadınlar, eşlerini bir türlü psikiyatriste getiremiyor. Tedaviyi kabul eden erkeklerden bir kısmı ise bunu bile erkeklik göstergesi olarak sunuyor, psikiyatriste, “Bak ben geldim. Benim bir rahatsızlığım yok. Hadi ne soracaksan sor, gideceğim.” diyor. Bazıları ise eşlerini şikâyet ediyor, mutsuz evliliğin kaynağı olarak hanımlarını gösteriyor.

 

ERKEKLER, TEDAVIYI SON ÇARE OLARAK GÖRÜYOR

 
Uzmanlara göre, erkekler psikolojik tedaviyi son çare olarak görüyor. Erkek, ne zaman ki depresyondan dolayı eşi, çocukları, akrabaları ve iş hayatındaki ilişkilerinde bir çıkmaza girer, günlük hayatını devam ettirmekte zorlanırsa ancak o zaman psikiyatriste gitmeye karar veriyor. Gençer, erkeğin nasıl bir ortamda yetiştiğinin önemine işaret ederek şunları söylüyor: “Erkekler eşlerine dini ya da medeni kriterlere göre davranmayabiliyor. Muhafazakar erkekler, eşlerine davranış tarzlarının, inançlarına göre öte alemde sorgulanacağını bilmelerine rağmen hanımlarına kötü davranabiliyor. Erkekler, eşlerinin psikiyatrist karşısında dakikalarca ağladığının farkında değil. Depresyondaki kadınların eşleri genel olarak aynı özelliklere sahip. Bütün yükü hanımların sırtına bırakıyorlar. Üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeyip, eve sadece para getirmenin yeterli olduğunu düşünüyorlar. Çalışmak onlar için sorumluluktan kaçmanın en önemli ve kolay yolu haline dönüşüyor. Çocuklar babalarını sadece bir ATM olarak görüyor ve bütün ihtiyaçlarını annesiyle karşılıyor. Bu durum çocukların psikolojisini de etkiliyor.

 
”PSIKIYATRISTLERLE BARIŞIK OLMAMALARININ SEBEBI GENETIK

 

Psikiyatrist Ali Görkem Gençer, erkeklerin psikiyatristlerle barışık olmamasını genetik sebeplere dayandırıyor: “Evin babası, binlerce yıllık, ‘güçlü duruşunu’ zedelemekten korkuyor. Zaafa düşmek, aile içisindeki iktidarlarını kaybetmek istemiyor.” Psikiyatrist Prof. Dr. Kemal Arıkan ise psikiyatrik tedaviyi kabul eden erkeklerin doktorlara açılmakta zorlanıdığını ve birçok önemli noktayı saklamayı tercih ettiklerini söylüyor. Bu durumun da doğal olarak tedavi sürecini etkiliyor.ZARARLI ALIŞKANLIKLARA YÖNELEBILIYORLAR

-Kadınlar, psikiyatristlere karşı daha açık sözlü. Erkekler ise zaten zorla geldikleri için savunucu ve geçiştirici bir tavır takınıyor, büyük bir kısmı, “Geldik işte yetmez mi? Bir an önce bitsin de gidelim.” diyor.-Erkek, tedaviye kendisi gelmişse ilaç kullanmaya karşı soğuk yaklaşmıyor ancak ailesinin zoruyla gelen erkekler ilaç kullanmak istemiyor, depresyonla kendi başlarına mücadele edebilecekleri yanılgısına düşüyor.-Kadınlarda depresyon daha kolay tekrarlıyor. Bu ihtimal erkekte biraz daha azalıyor.-Kadınlarda depresyon sırasında kaygı bozukluğu yani endişe ve her şey kötüye gidecek korkusu fazla yaşanıyor.-Erkekler, kadınlara oranla depresyon tedavisine daha kolay cevap veriyor.-Depresyona giren erkek, tedavi olmaktan kaçındığı için zararlı alışkanlıklara yenilebiliyor.-Özellikle muhafazakâr erkekler, kendi zihinlerinde, ‘inanan insan depresyona girmez’ şeklinde yanlış varsayıma düşüyor. Bu durum, doktorlara göre çok yanlış çünkü nasıl ki bir insanın midesi ya da böbrekleri rahatsızlanıyorsa ruhu da hastalanabilir.-Bekâr erkekler evlilere oranla daha kolay depresyona giriyor. Çünkü yanlızlık, birtakım ruhsal hastalıkları tetikliyor.

2 views

Rss İle Takip Et

Sitemizi RSS İle Takip İstermisiniz.

Benzer yazılar:

  1. İdeal Erkek, Psikolojik ve Fiziksel Olarak Nasıl Olmalı?
  2. Erkek İlk Bakışta, Kadın 6′ncıda Aşkı Buluyor
  3. Çocuklar da Depresyona Girer mi?
  4. Çocuklar Neden Depresyona Girer?
  5. Depresyon Karşısında Erkek ve Kadın Tutumları Farklılık Gösteriyor
Kategorisi: Psikolojik Danışma ve Rehberlik

You must be logged in to post a comment.

Site Ekle Toplist Sitesi